USD
5,3552
EURO
6,0686
ALTIN
214,2478

Erdoğan ve Bin Selman G20 zirvesinde ne umdular ne buldular?

Arjantin’in ev sahipliği yaptığı G20 zirvesi, dünya ve bölge liderlerinin gücünü…

Erdoğan ve Bin Selman G20 zirvesinde ne umdular ne buldular?
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Arjantin’in ev sahipliği yaptığı G20 zirvesi, dünya ve bölge liderlerinin gücünü ve kilosunu ortaya çıkaran bir turnusol kâğıdı vazifesi gördü adeta.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı krizinde Riyad’ın karşı-saldırı politikasına geçmesi ve Batı başkentlerini artık krizin aşılması gerektiğine dair ikna etmeyi başarması, Ankara’nın seçeneklerini sınırlandırarak direk çözüm yolları aramaya sevk etmişti.

Ancak hem ülkede hem dünyada ağırlığını iyice kaybeden Erdoğan, Kaşıkçı olayını kapatma görüntüsü verdikten sonra istediklerini elde edememiş olacak ki tekrar dünya gündemine sokmak için çalışmaya başladı.

Zirve öncesi iktidar medyası, Erdoğan ile Suudi Prensi MbS (Muhammed b. Selman) arasında bir görüşme olabileceği haberleri yayarak nabız yoklamıştı. Bu haberler Suudi Arabistan medyası ve sosyal medya tarafından “Erdoğan Muhammed b. Selman’dan randevu istedi.” şeklinde verildi. Hatta bu konuda twetter üzerinde açılan Hashtagler, uzun süre trendin tepesinde kaldı.

Gerek ABD yönetimi başkanı Trump, gerekse MbS ile İstediği görüşmeyi koparamayan Erdoğan, taktik değiştirerek Kaşıkçı olayını G20 gündemine sokmaya çalıştı ama başarılı olamadı.

Erdoğan’ın zirvede MbS’i köşeye sıkıştırma ve uluslararası yalnızlaştırma planı vardı ancak tam aksi bir durum gerçekleşti.

Bütün gözler zirveye katılan tek Arap lider MbS’nın üzerindeydi. Erdoğan bazı liderlerle ayaküstü ve zoraki görüşmeler yaparken MbS ise, neredeyse bütün liderlerin görüştüğü ve onunla aynı fotoğraf karesine girmeye çalıştığı bir lider olarak öne çıktı. Hatta MbS’nin en dikkat çeken görüntüsü, belki de Erdoğan’ı kahreden Suriye’deki müttefiki Rus lider Putin ile “Çak bir beşlik” fotoğrafı oldu!

Üstelik bir de MbS’ye 2020 G20 zirvesine ev sahipliği yapma hediyesi de verildi!

Ayrıca MbS, dev ekonomik güçler olan Çin ve Hindistan liderleri ile önemli görüşmeler yaptı.

Kısacası MbS, hiç de Erdoğan’ın düşlediği gibi zirvede yalnız bir lider olmadı kendisinin olduğu kadar.

Dünya Erdoğan’ı samimi bulmuyor…

Türkiye’de insan hakları ve basın özgürlüğünün ayaklar altında çiğnendiği bir ortamda Tüm dünya liderleri, Erdoğan’ın Kaşıkçı’nın cesedi üzerinden Suudi Arabistan ve ilgili devletler ile bir “ticaret” veya “pazarlık” yapmaya çalıştığını çok net görüyor ve pirim vermiyorlar.

Bu da, olayda kimin haklı veya haksız, suçlu veya suçsuz olması bir yana, Suudi Arabistan’ın olaya kanun ve hukuk açısından bakma stratejisinin Erdoğan rejiminin siyasi açıdan sömürülecek bir konu olarak bakma taktiğini yendiğini açıkça gösteriyor.

“Bedevi” devlet deyip hasmınızı hafife alırsanız nasıl bir sonuç bekleyebilirsiniz ki!

Erdoğan ipi gevşettikten sonra “Yenilen pehlivan güreşe doymazmış” veya “Müflis bezirgân eski defterleri karıştırır” kabilinden, şimdi yeniden Kaşıkçı olayını ısıtmaya başladı. Zirve sonrası hem kendisi hem medyası tekrar kolları sıvayarak Kaşıkçı hikâyeleri yazmaya başladılar.

Erdoğan, Türkiye’yi nasıl bir duruma düşürdüğünün ya farkında değil ya da umurunda değil. Olay üzerinden baskı kurarak ekonomik ve siyasi kazançlar elde etme görüntüsünü ne ile saklayabilir.

Suudi Arabistan, suçu kabul edip ilgili sanıklar hakkında dava açmış, hatta 5 sanık için idam talebinde bulunmuş ve özellikle savunma modundan çıkıp karşı saldırıya geçmişken Erdoğan’ın olayı tekrar siyasi zemine çekme çabası Türkiye’ye ve kendine zarardan başka bir şey kazandırmayacaktır.

Suudi Arabistan savcılığının, suça azimli kişilerin önceden niyetini bilen, suçun işlendiği anda olayı “canlı yayın” ile izlemekten başka bir şey yapmayan ve suçluların ülkeyi terk etmesine göz yuman Türk yetkilileri Suudi Arabistan’da yargılamak için isteme hamlesi bunu göstermekte.

Eyyamcı bir siyasetten memleketin yüksek menfaatlerini gözeten stratejik hamleler beklemek safdillik.

Demokrasi ile İslam’ı bir araya getiren “Model Türkiye”nin başkanı iken bütün kamera ışıklarının üzerinde olduğu bir liderden “değerli yalnızlık” sayesinde yıldızlar altında bile görünmeyen bir lider profiline evrilmek..

Ne hazin bir hikâye!

Muhammed Ubeydullah

YORUMLAR






    0 YORUM