USD
EURO
ALTIN

SÜREÇ YAZILARI AYAK SESLERİ-13

“Bu dünyada her şeyin bir sonu vardır.” derler ya işte ayak sesleri de öyle…

SÜREÇ YAZILARI AYAK SESLERİ-13
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

(AYAK SESLERİ’NDEN KAPI SESİ’NE YA DA 15 TEMMUZ MASALI)

“Bu dünyada her şeyin bir sonu vardır.” derler ya işte ayak sesleri de öyle. Senelerdir “ben giderim o gider, yanımda tın tın eder.” misali kara bir gölge gibi ardımızda kendini hissettiren ceberutun ayak sesleri de böylelikle tükendi. Zira artık gelmiş, kapıya dayanmışlardı.

Geleceğiz diyorlardı, geldiler.

Bin yıl kalacağız diyorlardı, öyle olsa da olmasa da neticede geldiler.

Asırlık çınara salladıkları baltanın dalı da ağaçtandı, böylelikle hıyanet ehlini yanlarına alıp geldiler.

Şanlı bir milletin haylaz evlatlarının bin yıllık alışkanlığını kullanarak huşûnetle geldiler.

Acemi, masonu, alnı secdeliyi bir havanda dövüp; bununla da “fidan”ı aşılayıp geldiler.

At izinin it izine karıştığı uğursuz bir gecede geldiler.

Bir nice yıldır çıkardıkları ayak sesleriyle geliyoruz dediler ve geldiler.

Birilerinin, muktedir olma heyecan ve tamahını sû-i istimal edip onlara zemin hazırladılar ve perdeyi sıyırdıkları demde onlarla el ele verip geldiler.

En az yirmi senedir işledikleri fişleri milleti bertaraf etmek için kullanmak üzere geldiler.

Kırk, elli ve altmış darbelerinin faillerinin tam olarak açıklanamadığı bir diyarda ortaoyunu oynatıp bir-iki saat içinde failleri(!) cürm-i meşhud üzere ifşâ etme(!) arsızlığı ile geldiler.

Kendi oluşturdukları iftira bataklığına, kapı kapı dolaşarak ev basıp masumları atmak üzere geldiler.

Kanunları askıya alma, askıya almadıklarını da hiçe sayma pahasına gözü kara bir şekilde geldiler.

Hukukun hiç bu kadar ayaklar altına alınmadığı bir tarz ile geldiler.

Yavuz hırsız edası ile ev sahibi mesâbesindeki vatan evlatlarını kapı dışarı etmek üzere geldiler.

***

Lakin ne demişler:

“Gelen bir bir giden bir bir kalan Bir

Gelen durmaz, giden dönmez bu bir sır”

Her gelen gibi bunlar da giderler. Yaptıkları boyunlarında vebal, alınlarında leke ile giderler.

Ümmü Cemil’den de perişan şekilde nice bir yükle giderler.

En acısı da senelerdir sûret-i Hak’tan görünüp “Kişi sevdiği ile beraberdir.” hakikatini kendilerine bakan yönü ile zehir-zakkum yudumlayarak giderler.

Tarihteki emsalleri gibi ibret-i alem olup giderler.

Ne diyelim, “Allah ne güzel vekildir.” “Geldikleri gibi giderler”…

Kerem UMAR

YORUMLAR






    0 YORUM