USD
EURO
ALTIN

1914, Türkiye’nin Hüzün Yılı… “Sarıkamış Şehitleri”

Toplamda 78 bin şehidin verildiği Sarıkamış‘ta 60 bininin donarak vefat ettiği bilinmektedir…

1914, Türkiye’nin Hüzün Yılı… “Sarıkamış Şehitleri”
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

“Sarıkamış Altunbulak                                                                                                      

Soğanlıyı biz ne bilek                                                                   

Bizim uşak böyle gezer                           

Aklı zıbın kara yelek”

Bu ağıt bir ana tarafından Avşar ellerinden çıkıp geri dönmeyen 5 evladı için yakılmıştı.

Toplamda 78 bin şehidin verildiği Sarıkamış‘ta 60 bininin donarak vefat ettiği bilinmektedir. Evet değerli dostlar Sarıkamış uğruna 90 bin evin ocağı sönmüştü.

Bugün Türkiye, Sarıkamış şehitlerini anıyor…

Kar yağışı altındaki yürüyüşe, Türkiye’nin birçok şehrinden yaklaşık 20 bin vatandaşımız katıldı.

Maalesef mevcut hükümetin yürüttüğü siyasetten dolayı, şehitlerimizi anma yürüyüşüne uzaktan iştirak etmek zorunda kaldık.

Vatanımızdan uzakta olmamızın tek sebebi, bugünkü iktidar sahibi siyasilerin, Anayasa’ya aykırı bir şekilde, ülkeyi istedikleri gibi yönetme biçiminden kaynaklanmasıdır.

Hizmet erlerine attıkları “vatan haini” yaftasına maruz kalan tüm insanların, gözlerini kırpmadan tıpkı ecdatları gibi canlarını seve seve vereceklerini, mevcut hükümetin kendisi de adı gibi bilmektedir.

Amacımız hepimizin bildiği Sarıkamış Kahramanlarını anlatmak değil… Zaten onlar hem tarihe hem gönlümüze altın harflerle kazılı… Sadece bu özel günde birlik, beraberlik mesajı ve atalarımızı anmaktı maksadımız.

1914 yılının 15-22 Aralık tarihleri arasında, Sarıkamış yakınındaki Allahuekber dağlarında, Kars’ı Ruslardan geri almak için harekâta katılan 60 bin asker donarak şehit oldu.

Hatırlıyorsanız kısa bir süre önce, tüm imkânlara rağmen, ihmaller neticesi, Sarıkamış Şehitlerinin kaderini yaşayan İki askerimizi şehit vermiştik. Onları da bu vesileyle anmamız boynumuzun borcudur. Tek temennimiz vatanımızı koruyan bu evlatlarımızın aynı vakıayı tekrar yaşamamasıdır. Rabbim gençlerimize zeval vermesin İnşallah.

Başkumandan vekili Enver Paşa büyük bir güçle, Rusları hiç beklemedikleri bir yerden, Allahüekber dağlarından aşarak vurmayı ve Kars‘ı yeniden vatan topraklarına katmayı hedeflemişti.

Allahuekber dağlarının yer yer 2-3 bin rakımlı geçitlerinde ısı sıfırın altında 30 dereceye kadar düşüyordu. Türk askerlerinin büyük bölümü ise çölden gelmişti ve üzerlerinde yazlık üniformalar vardı.

Sarıkamış’ta dondurucu soğuk altında askerlerimizin durumunu Kurmay Subay Şerif Bey “Sarıkamış” adlı kitabında şöyle anlatıyor:

“Yol kenarında karların içinde çömelmiş bir asker, bir yığın karı kollarıyla kucaklamış, titreyerek, feryat ederek dişleriyle kemiriyordu. Kaldırıp yola sevk etmek istedim. Beni hiç görmedi. Zavallı çıldırmıştı. Bu suretle şu buzullar içinde biz belki on bin kişiden fazla insanı bir günde karların altına bıraktık ve geçtik.”

Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkan Vekili Dük Aleksandroviç Pietroviç Sarıkamış’ta gördüklerine anılarında şöyle yer vermiş:

“İlk sırada diz çökmüş 9 kahraman. Mavzerleriyle nişan almışlar, tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar… İkinci sırada cephane taşıyanlar var, sandıkları bir avuçlamışlar ki, kâinattan hırslarını almak istiyor gibiler. Öylesine kaskatı kesilmişler… Ve sağ başta Binbaşı Nihat. Dimdik ayakta, başı açık, saçları beyaza boyanmış, gözleri karşıda… Allahuekber dağlarındaki son Türk müfrezesini teslim alamadım. Bizden çok evvel, Allah’larına teslim olmuşlardı.”

Allahuekber dağları, 37 bin şehit verilerek aşıldı ve Sarıkamış kuşatıldı. Sarıkamış kuşatma harekâtı aşırı soğuk ve açlık yüzünden, hedef ele geçirilemeden, 5 Ocak 1915’de sona erdi.

Osmanlı Ordusu bu dağlarda, 60 bini donma sonucu tam 78 bin şehit verdi. Rus birlikleri de bu savaşlarda 32 bin askerini kaybetti.

SARIKAMIŞ DRAMI

 1914 yılındaki Sarıkamış harekatı sırasında Allahu Ekber dağlarında donarak şehit olan onbinlerce asker unutulmadı. Şehitler, Kars’ın Sarıkamış ilçesinde törenlerle anıldı.

Törenler çerçevesinde ilk olarak “Türkiye Şehitlerine Yürüyor” sloganıyla Kızıl Çubuk köyünden başlayan bir yürüyüş düzenlendi.

81 ilden gelen yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı yürüyüş, olumsuz hava koşullarına rağmen başarıyla tamamlandı.

Yürüyüşe katılanlar, Allahu Ekber Dağları’nın eteklerinden geçerek, yaklaşık 7 kilometre yol katedip, Sarıkamış Şehitliği’ne ulaştı. Burada düzenlenen törende yapılan konuşmalarda, vatan uğruna canını severek veren şehitlerin gönüllerde daima yaşatılacağı vurgulandı.

Binlerce Asker Soğuğa Yenildi

1914’te, Doğu illerini kurtarmak için Ruslara taarruz edilmesi kararı alınınca, harekâtın hedefi Sarıkamış olarak belirlendi. 22 Aralık 1914’te başlayan harekâtın ilk iki gününde hedeflere ulaşıldı.

Enver Paşa komutasındaki Türk ordusu, 25 Aralık günü Soğanlı Dağları üzerinden taarruza geçti. Fakat geçit vermeyen karlı dağları aşmaya çalışan binlerce Türk Askeri soğuğa yenik düşerek şehit oldu.

SARIKAMIŞ HAREKÂTI

Osmanlı Devleti harbe; 1878’den beri Rus işgalinde bulunan Kars, Sarıkamış, Ardahan gibi doğu illerimizi geri almak, Doğu Avrupa’da Ruslarla harp hâlinde olan Almanlara yardım etmek, kazanılacak bir zaferle Kafkaslar ve Orta-Asya’daki Türk illerinin kapısını açmak maksatlarıyla, başta Enver Paşa olmak üzere, iktidarda bulunan İttihatçılar tarafından sokuldu.

Türk bayrağı çekilip, Yavuz ve Midilli adı verilen iki Alman zırhlısı, Karadeniz’deki Rus limanlarını bombardıman etti.

Rusya da buna karşılık olarak 30 Ekim 1914 tarihinde Türkiye’ye taarruz etti. Rus-Kafkas ordusu, Karadeniz’den Ağrı Dağındaki hudut üzerinden yedi kol hâlindeki saldırısıyla Pasinler’e kadar ilerledi. Rus ordusunun taarruzu, Köprüköy’de durduruldu.

Üçüncü ordu, 3-9 Kasım 1914 günlerinde meydana gelen Köprüköy Meydan Muharebesinde Rus ordusunu yendi. Üçüncü Ordu Komutanı, mevsim şartlarını dikkate alıp, ayrıca askerin kaput başta olmak üzere, giyim ve iaşesinin yetersizliğini, top ve süvari atlarının azlığını hesaba katarak, sıcağı sıcağına düşmanı takip etmedi.

Köprüköy Meydan Muharebesinin raporlarını alan, yarbaylıktan paşalığa terfi ettirilen Harbiye Nazırı (Millî Savunma Bakanı) Enver Paşa, Alman kurmay ve generalleriyle Erzurum’a geldi.

Enver Paşa, Erzurum ve Köprüköy’de birer taburu teftiş etmişti; ancak ordu birliklerinin tamamı hakkında yeterli bilgiye sahip değildi. Üstelik ordu kumandanı Hasan İzzet Paşanın, bu mevsimde harekât yapılamayacağı, taarruzun bahara bırakılması tavsiyesine karşılık, onu vazifesinden azletti ve taarruza karar verdi. Üçüncü Ordu Komutanlığı vazifesini de üzerine alan Enver Paşa, 18 Aralık 1914 tarihinde, kıtalara, taarruz emrini verdi.

Taarruza iştirak eden birliklerin büyük bir kısmı, özellikle Arabistan’dan geri çekilen ve Güneydoğu Anadolu’dan sevk edilenler, sıcak iklime alışık olup, teçhizatları yönünden kış şartlarına hazırlıksızdı.

Üçüncü Ordunun üç kolordusu (9, 10, 11. Kolordular), 24 Aralık 1914 günü -39 derece soğukta Büyük Sarıkamış Çevirme ve Kuşatma (İhâta) Harekâtına başladı.

Ayrıca, gerilla harbi yapan yarı resmi Türk çeteleri de, Ardahan’a hareket etti. Üçüncü Ordudan bazı kıtalar, 24-25 Aralık gecesi, Sarıkamış’a ulaşmayı başardı.

Ancak, AllahüEkber Dağlarını aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle gerek miktar, gerekse mevcut silahları yönünden çok zayiat ve kayıp verdiler. AllahüEkber Dağlarını aşan Mehmetçiklerden bir kol da, Sarıkamış’ın doğusundaki Selim İstasyonuna vararak demiryolunu tahrip edince, Sarıkamış’taki Rus kolorduları paniğe uğradı. Gayri resmî Türk çeteleri de, 1915 yılı başında Ardahan’a girdi.

Rus Kafkas Ordusu Başkumandanı, Üçüncü Ordunun ilerleyişi üzerine; 2-3 Ocak 1915 günlerinde telsiz-telgraf ile müttefikleri Fransa ve İngiltere’ye, günde birkaç defa yalvarırcasına başvurarak:

“Telefon konuşmalarını durduran soğuk ve kış, Türk ordusunu engelleyemiyor. İkinci bir cephe açarak, Türk ordularının ilerlemesi durdurulamaz ise, zengin Bakü petrolleri, Osmanlı-Alman ittifakının eline geçecek ve Hindistan yolu onlara açık bulunacaktır!” haberini gönderiyordu.

Kış, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlendi. Fırtına ile yağan kar, yolları tıkayıp, çadırları yıktı. Arkasından da dondurucu soğuklar bastırınca, 150 bin kişilik ordunun 60 bini donma sonucu tam 78 bin asker dizanteri ve tifo gibi hastalıklarla şehit oldu. Bu harekâtta Ruslar, 32 000 kayıp verdiler.

Sarıkamış Harekâtı, her ne kadar başarısızlıkla sonuçlanmış görülse de Türk Milletinin, canları pahasına, Vatanlarına olan aşkını temsil eden bir masumane sembol olarak tarihe geçmiştir.

Erkam Yerenler

YORUMLAR






    0 YORUM