USD
EURO
ALTIN

KONU MÜHİM: “POŞET”

Konumuz çok derin arkadaşlar 25 kuruşluk poşet…

KONU MÜHİM: “POŞET”
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Konumuz çok derin arkadaşlar 25 kuruşluk poşet.

Ülkede ne hapislerde emeklemekten dizleri aşınmış eşofmanlar…

On binlerce insan çilelerini zeytin çekirdeklerini duvarlara sürterek gideriyor biraz da. Çektiklerini anlatırcasına zeytin çekirdeğinden tespihler yapıyorlar. Çektikçe çilemizi hatırlayın diye. Parmaklıklar ardında zeytin çekirdeği düzenler…

Gaybubetler var birde. Sadece nefes almanın serbest olduğu, sadece parmaklığı olmayan hapishanelerin adı gaybubet.

Hukuksuzluklar… Adaletsizlikler… Yolsuzluklar… Hırsızlıklar… Yani tek kelime ile zulüm…

Ülke almış başını gidiyor. Ama hiçbiri marketlerin 25 kuruşluk poşetleri kadar dokunmadı millete.

Aman Allah’ım ne hesaplar yaptılar, yok günde markete 300.000 kişi giderse çarp 25 ile çıkan paraya bak falan filan…

Alınan poşeti iade etmeyi başarmış kahramanlar da türedi.

Marketten içeri poşetle ve Pazar arabası ile girmek yasak diyen uyanıklar da zuhur etti.

Memleket Einstein Dolu

Yurdum insanı bu tür durumlarda birden Einstein kesilir. Hemen çözüm buldular. İple aldığını birbirine bağlayan da oldu, el arabasıyla gelen de. Küfeler de vardı ama hiçbiri Niğde’de eşeğiyle markete giren kadar olmadı.

Başka bir şey olsa ruhu duymayan halkım nasıl da demokratik çözümler buluyor değil mi…

En güzeli de, Batı’da olan her güzel şey (insan hakları, demokrasi, adalet, basın özgürlüğü, gelir dağılımı, eşitlik vs.) bizde de varmış gibi. “Efendim bu ücretli poşet işi Batı’da da var.” diyen bilmem kaç yüzlü akpli canlılar…

Batı’da da gerçekten bu uygulama var. Ama özellikle çevreyi düşündükleri için.

Bu arada, marketlerde incecik, renksiz naylon poşetler de var ki onlar ücretsiz.

Kimse Türkiye’dekiler kadar uyanık olmadığı için adamlar defalarca kullanılacak kalitede üretiyorlar poşeti. Ama takdir etmek elde değil, tek kullanımlık poşeti 25 kuruşa “okutmak” tam şark kurnazlığı.

Torbadan Çıkan Terör Örgütü

Konu torbadan açılmışken, nerelerinden uydurdukları belli olmayan hayalî bir “terör örgütü” torbasına ne kadar insan varsa nasıl da doldurdular değil mi halkım.

Sen birden fazla poşet kullanmamak için tıkış tıkış yapıyorsun ya her şeyi. İşte hapishaneler de aynı onun gibi bugün.

Tıkış tıkış insanlar arasında bir de arada tıpış tıpış yürüyen bebekler, çocuklar olmasa…

Sen parasıyla aldığın kalitesiz poşet yırtılır diye dikkatlice yerleştiriyorsun ya malzemeleri, işte kimi savcılar da öyle yerleştiriyorlar k*çlarından uydurdukları delilleri iddianamelere. Niyet okumalar, izlenim edinmeler, intibaı oluşturmalar, delil diye yerleştiriliyor iddianame denilen deli saçması şeylere.

Poşete vereceğin 25 kuruş kadar değeri yok değil mi halkım; insanların işinden, aşından, hürriyetinden, yurdundan, yuvasından olmasının.

25 kuruşa muhtaç kalasın emi.

Salih Gülen

YORUMLAR






    0 YORUM