USD
5,4717
EURO
6,2065
ALTIN
229,2826

Kuranda Münafıklar

Değerli okuyucular, yaklaşık 1 aydır mutad yazılarımı, yapıldığım bir diz (platin taktırma) ameliyatından ötürü yazamadım.

Kuranda Münafıklar
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Değerli okuyucular, yaklaşık 1 aydır mutad yazılarımı, yapıldığım bir diz (platin taktırma) ameliyatından ötürü yazamadım. Evvela okuyucularımızdan özür diliyorum. Saniyen de her beşerin maruz kaldığı sağlık problemi yaşamadan önce sürdürdüğümüz sıhhatli yaşamımızın şükrünü eda edebildik mi edemedik mi düşüncesiyle Rabbimize sıhhat nimetimizin şükrünü bir defa daha ödemeye çalışmalıyız. Zaten bu hem Allah’ın hem Peygamberinin emridir. Diğer bir husus da bu rahatsızlıktan ötürü arkadaşlarımın bana gösterdiği yakın ilgiye, hizmete, babacanlığa teşekkür etmem üzerime bir vecibe oldu. Bu manada yüzlerce civanmert, samimi ve kendini aşkın bu insanlara teşekkür etmeyen Allaha da şükredemez. Birkaç isim zikretmem bu insanlık borcumun bir tetimmesidir.

İnsan hası bu arkadaşlardan O.Keskin beyefendi, onun yakın arkadaşlarından Hamza beyefendi, İ.İnci, B. Gül,  Yasir,  Asım ve  A.Yiğit Beyefendileri yaptıkları samimi dua ve fedakarlıkla yaptıkları yardımlarından ötürü Allah’ın rıza ve rıdvanına mazhar olmalarını;  ailecek mutlu, huzurlu yaşamalarını rahmeti sonsuzun rahmetinden hep niyaz ediyorum.

Tenha bir mekanda biraz da manalarını tefekkür ede ede okumaya çalıştığım Kurandan Nisa Suresini okuyordum. Nisa Suresi 145. Ayeti kerimesine gelince doğrusu ürperdim. Ayetin meali şöyle: Şüphesiz münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar ihtimal yok onlara bir kurtarıcı da bulamazsın. İster istemez insan düşünüyor ve düşünmeli:  bu münafıklar kimlerdir? Nerede yaşarlar?  Özellikleri nelerdir. Kuran’da  haklarında bu kadar çok ayet indirilip ve bu  kadar detay verildiğine göre münafıkları tanımak,  demek önemlidir ki. her durumları ciddi ele alınarak tanıtılmıştır. Kuran-ı Kerim münafıkların hayat tarzlarını ve hayat özelliklerini –tanınmaları için-  müminlere bildirmiştir. Allah’ı inkar eden kafirler, Allaha ortak koşan müşrikler de bazı ayetlerde anlatılır. Ama münafıkların bu kadar çok anılmaları ve detaylarının bildirilmesi cidden müminlere bir ders-i ibret olmalıdır. Münafıklar bir Müslüman toplumda, ülkede zuhur eder. Onların açığa çıkması kendi istekleridir. Allah’a  inandıklarını göstermeye çalışsalar da münafıklar Allaha inanmazlar. Münafıklar toplum dışından o topluma giren insanlar değildir, toplumun içinden Müslüman görünenlerden meydana gelir.  Allaha iman etmedikleri halde inanıyor gibi davranıp o izlenimi topluma vermeye çalışırlar. Tek düzgün işleri yoktur, eylem ve düşünce planında  hep riyakardarlar ve asla samimi olamamışlardır. Münafıklar  aynı zamanda  inanan her müminin düşmanıdırlar.  Kuran’ın anlatımına göre münafıklar hem Allah’ı hem müminleri aldatmayı iş edinmişlerdir ve hep ona  çalışırlar. Halbuki aldananlar kendileridir. Menfaatlerinin  gerektiği yerde her kalıba girerler. Özel hareket ederler. Müminlerden görünür bazen müminlerle beraber kolay işler yapmaya da talip olurlar. Önemli özelliklerinden biri Allahtan hiç korkmazlar. İnsanlardan korkarlar. Allah’ı sevmezler, kendilerine fayda gelebilir düşüncesiyle güçlü insanları severler, yani sever görünürler. Allah’ın mümin kullarını asla ama asla dost edinmezler. Allah Taala müminlerle dost olun dediği halde onlar müminlere buğz eder, inkarcıları dost edinir, onlarla sırdaş olurlar. Ta saadet asrından itibaren Allah yolunda infak edenlerle alay edeler, nitekim tevbe suresi 79. Ayet şöyle buyurmaktadır: (Bu münafıklar), Allar yolunda hem vermekle yükümlü olduğundan fazlasını veren müminlere, hem de (mevcut) güçlerinin elverdiği (mütevazi şeylerin) dışında verecek şey bulamayan müminlere dil uzatan ve onlarla alay eden kimselerdir. Allah onların bu alay ve küçümsemelerini onlara geri çevirecektir; nitekim pek yakıp bir azap beklemektedir onları. Tevbe suresi a.79 Muhammed Esed Meal ve Tefsiri.

Biraz okur yazar olan herkes bilir ki, münafıklar Kuran-ı Kerim’i hep çarpık yorumlarlar, çünkü işleri güçleri müminlere karşı nefret üretmektir. Yine çok önemli özelliklerinden biri günümüzde de görüldüğü gibi müminlerin arasında yalan haber üretir ve onu yaymaya çalışırlar. Müminlerin zengin olmasını asla istemezler, zengin olanlarını da karalama, yalan ve iftira yoluyla önlerini kesmeye çalışırlar, pişkindirler hep sırıtırlar ve hep gururlu insan olma izlenimi verirler. Kuran-ı Kerim’in : fitne katilden daha kötüdür ve daha şiddetlidir sözü gereği hep fitne çıkarırlar, yani fitnecidirler. Sürekli kargaşa çıkarma, terör yolları oluşturma, terör söylemleri geliştirip piyasaya sürme önemli fesat işlerindendir. Hep çıkar peşindedirler, o kadar da nankördürler, kendilerini müminlerden daha akıllı sanır,  daha üstün görürler. Hangi makam ve rütbede olurlarsa olsunlar birinci işleri nifaktır ve onu en iyi şekilde yapmaya çalışmalarıdır. Durup dururken itibarlı insanlara iftira atar, yalan söyler ve kışkırtıcılık yaparlar. Mesela son bir iki hafta içerisinde baş münafıklar ABD, Fethullah Gülen Hoca Efendi, Türkiye’ye teslim edilmek üzere tutuklandı! İğrenç iftirasıyla bu nifak şebekesinin dümenine su taşıyanlar da oldu, ama iftiraları yarım saat sürmeden yalanlandı. Bunlar utanmazdırlar,  gerçek yüzleri hep zor zamanlarda ortaya çıkar. Saadet asrından başlamak üzere tarih boyunca müminleri hep arkadan hançerlemişlerdir.

Prof. Dr. Muhammed Hamidullah Hoca’nın, Hz. Peygamberin Büyük Düşmanlarının Psikolojisi isimli makalesinde bu büyük düşmanlar beş şahıs olarak anlatır ki, müşrik, hiristeyan ve Yahudi vardır içlerinde ama iki tane de Münafık vardır aralarında, bu da  bize gösteriyor ki, Hz. Muhammed’e ( A.S.) bu münafıklar çok çektirmişler. Zaten isimlerine bir surenin verilmesi ve ilk ayetinde de bu münafıkların yalancı olduklarını tescil etmesi bütün bir beşeriyete, münafıklara inanılmaması gerektiği hususu vurgulanmıştır. Münafıkun suresinin ilk ayetinde Allah şöyle buyurur: ‘Münafıklar, sana (ya Muhammed) geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah’ın peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette onun peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarını bilmektedir. Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür! Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkar etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir, artık onlar hiç anlamazlar. Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütük gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır, onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale geliyorlar? Onlara: Gelin, Allahın peygamberi sizin için mağfiret dilesin, denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. Onlara mağfiret dilesen de dilemesen de birdir. Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Çünkü Allah yoldan çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.’ el münafıkun suresinin ilk 6 ayetinin meali yazımızda geçen münafıkların hallerinin Kur’an’daki  delillerdendir. Yazımızın çok uzamaması için bu ayetleri ve daha başka diğer ayetleri vermedik. Münafıkların Nisa suresi 145. Ayette kafir,  müşrik, ateist gibi cehennemde oldukları bildirilen ayetlerin yanında cehennemin en alt tabakasında olduklarını ilan etmesi nasıl kötü olduklarını izah için yeter ve artar.

Kuvvetli alim bir psikolog “Nifak psikolojisi” diye bilimsel bir makale hazırlamalı, bu kötü fıtratlar bu kadar  nasıl kötü olabiliyorlar? Biz inançsız da çok insan tanıyor biliyoruz, ama çoğu bu nifak psikolojisinde olmuyorlar! Böyle bir çalışma çok faydalı olur ve güzel de okunur!

Dr. Dursun Ali Erdem

YORUMLAR






    0 YORUM