USD
EURO
ALTIN

Tarihin en ucuz, en başarılı transferleri!

Onlar oynadıkları futbolla adlarını tarihe yazdırdılar…

Tarihin en ucuz, en başarılı transferleri!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Haber-İnceleme | Hasan Cücük

Farkları; yeni takımlarına ya cüzi bir ücret ya da bedava gelmeleriydi. Milyonlara malolan bazı oyuncular hüsran yaşatırken, onlar başarıdan başarıya koştu. İşte futbol tarihinin gördüğü ucuz ama en başarılı transferler.

Eric Cantona (Leeds – Manchester United): 1991-92 sezonunda Leeds United’i şampiyonluğa taşıyan Fransız Eric Cantona sadece 1,8 milyon Euro karşılığında Manchester United’e transfer oldu. Old Trafford çimlerinde 5 yıl resital sunan Cantona, sırtına geçirdiği 7 numaralı forma ile efsaneleşti. United formasıyla çıktığı 143 maçta, 64 gole imza atıp, 4 Premier Lig şampiyonluğu sevinci yaşadı. United’in en önemli yıldızlarından biri olan Cantona, 31 yaşında futbolu bırakırken geriye unutulmaz izler bıraktı.

Raul  (Atletico Madrid – Real Madrid): Madrid’in iki ezeli rakibi arasında 1992’de meydana gelen bedelsiz bir transferin etkisinin yıllarca süreceğini kim bilebilirdi ki? 15 yaşında Atletico altyapısından Real’e gelen Raul sadece iki yıl içinde A takıma yükselip, adını duyurmaya başladı. 7 numaralı forma ile özdezleşen efsane oyuncu Real tarihinin en önemli yıldızları arasında adını yazdırdı. 550 La Liga maçında 229 gol atan yıldız oyuncu kazanmadık kupa bırakmadı. 2010’da köklerinden kopup Schalke 04’e transfer oldu.

Peter Schmeichel (Bröndby – Manchester United): Dünyanın gördüğü en başarılı kalecilerden biri olan Danimarkalı Peter Schmeichel, 28 yaşında Manchester United yolunu tutarken ödenen bonservis ücreti sadece 750 bin Euro idi. 1991-99 arasında United kalesinin bir numarası olan Schmeichel, çıkarılmaz denilen topları ustalıkla önledi. Şampiyonlar Ligi kupasını, 5 Premier Lig şampiyonluğu ile süslediği United yıllarında 310 maçta kalenin sahibi oldu.

Robert Lewandowski (Dortmund – Bayern Münih): Bundesliga’nın bir numaralısı Bayern Münih’in şampiyonluk yoluna taş koyan takımlardan biri olan Borussia Dortmund’a yakın dönemde attığı en büyük golün adı Lewandowski oldu. Polonyalı forveti kadrosuna 2014’te bedelsiz katan Bayern, hem rakibinin en önemli silahını elinden aldı hem de yıllarca golcü sıkıntısı yaşamadı. Bayern’de 4 yılda 4 şampiyonluk gören Lewandowski, geçen yıl ligi kral olarak tamamladı. Bu yılda krallık yarışında adı ilk sırada bulunuyor. Bayern formasıyla çıktığı 233 maçta 184 gole imza attı. Böyle bir forveti bedava almak her kulübün harcı değildir.

Alessandro Del Piero (Padova – Juventus): 1993’te 2,8 milyon Euro karşılığında Padova’dan Juventus’a transfer olan Del Piero, İtalyan futbolunun yaşayan efsanelerinden biri oldu. David Beckham benzeri bir profil çizen Del Piero sadece saha içi değil, saha dışı yaşamıylada oynadığı döneme damga vurdu. 19 yıl boyunca Juventus formasını terleten Del Piero, çıktığı 706 maçta 290 gol kaydetti. 6 Serie A şampiyonluğu ve bir Şampiyonlar Ligi kupasına futboluyla büyük katkı sağladı. Juventus’un efsanesi olarak adını kulüp tarihine yazdırdı.

Patrick Vieira (AC Milan – Arsenal): Futbol dünyasının gördüğü en iyi önliberolardan biri olan Patrick Vieira, 1996’da sadece 5,3 milyon Euro’ya Milan’dan Arsenal’e transfer oldu. Arsene Wenger’in rahle-i tedrisinde bir dünya yıldızı olan Vieira 9 yıl boyunca İngiliz kulübünün formasını terletti. 3 Premier Lig şampiyonluğu yaşayan Vieira, 2005’te Juventus’a 20 milyon Euro’ya transfer oldu. Arsenal, ucuza aldığı Vieira’dan maksimum verim elde etmekle kalmadı, satarkende kar etti. İngiliz kulübünün unutamadığı yıldızlar listesi yapılsa Vieira adı ilk 3’te yer bulur.

Paul Pogba (Manchester United – Juventus): İtalyan kulübünün yakın tarihte imza attığı en başarılı transferin adı Pogba’dır. Hem de bedava. Manchester United’de forma şansı bulamayıp bedava Juventus yolunu tuttuğunda takvim yaprakları 2012’yi gösteriyordu. 19 yaşında geldiği Juventus’ta kadronun değişmezlerin biri oldu. Oynadığı futbolla yeniden eski takımının transfer listesine üst sıradan giren Pogba için United 2016’da 105 milyon Euro bonservis ödedi. Kazanan tabiki Juventus oldu.

Robin van Persie (Feyenoord – Arsenal): Fenerbahçeli taraftarın unutmadık istediği bir isim olan Robin van Persie, 2004’te Feyenoord’dan Arsenal’e giderken ödenen ücret 4,5 milyon Euro idi. Feyenoord’da oynadığı son sezonda sadece 6 gol atan Van Persie için yapılan yorum, Arsenal boşa para harcadı oldu. Ancak Ada’da güneş gibi parlayan Hollandalı forvet attığı gollerle adını hafızalara kazıdı. 8 yıl sonra Arsenal’den United’e giderken ödenen bonservis 30 milyon Euro oldu. Arsenal formasıyla çıktığı 280 maçta 132 gole imza attı.

Andrea Pirlo (AC Milan –  Juventus): 10 yıl boyunca Milan formasını başarıyla terleten Pirlo, artık yaşlandığını düşünen kulüp yönetiminin gözden çıkarmasıyla 2011’de 32 yaşında bedelsiz olarak Juventus’a geldi. Pirlo’nun bitmediğini ispata, Juventus’un orta sahayı yönetecek bir isme ihtiyacı vardı. Şike sonrası kendine bir türlü gelemeyen Juve’nin yükselişi Pirlo ile yeniden başladı. Juventus’ta geçirdiği 4 yılda 4 Serie A şampiyonluğu yaşadı. Milan ise Pirlo sonrası şampiyonluğa hasret kalmaya devam ediyor.

YORUMLAR






    0 YORUM