USD
EURO
ALTIN

ZAMANE FIKRALARI-52

Fıkra gibi olaylara devam…

ZAMANE FIKRALARI-52
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Ablanın biri zorunlu hicret için havaalanına varmış. Tanınma endişesiyle güneş gözlüğü takmış; lakin gözlük numaralı. Alelacele bula bula bunu bulabilmiş. Manzara bulanık tabi… Evrakları memura uzatayım derken yanlışlıkla diğer yolcuya uzatınca görevliler kör ya da ciddi görme bozukluğu var sanıp uçağa kadar kendisine yardımcı olmuşlar.

Son fıkra, yılların fıkra üreticisi CHP’den. Hani şu Zülfazıl köyünü solfasol yapanlar…

Malum, bir belediye seçimlerini daha geride bıraktık. Halk sandığa gitti ve kağıt kaplan pekçok yerde makasın ucunu gördü. Lakin bu siyasetin havasıdan suyundan mııdır nedir? Çamuru gören camış kesiliyor, hepsi aynı renge bulanıyor. CHP’nin ensesi kalınlarından biri de “Seçimlerde f… parmağı var!” demesin mi? Yahu kazandığı seçimde bile topu taça atmak da neyin nesi? Hay gözüne parmak giresice! F.. parmağıymış. Adamın partisi dinin köküne kibrit suyu dökmeye kalkmış, memlekete temelinden Güneydoğu meselesini hediye etmiş, kırdığı ceviz bini geçmiş… Onca belanın içinde kendi parmağı olduğunu görememiş de seçimlere bile-gerek içeride gerekse dışarıda- katılmayan/katılamayan bir kitleyi işi sabote etmekle suçluyor. Alayı böyle!..

Seçim demişken zamane sultanının son fıkralarını da duymuşsunuzdur herhalde. Seçim öncesi “Hele bir kazansınlar, gerekli soruşturmaları açarız.” derken seçim sonrasında da “Kazanmakla iş bitmiyor, bakalım iş yapabilecekler mi?” herzesini yumurtluyor. Daha neler neler…

Tabi bu arada bir yandan da hizmet ehliyle uğraşmaktan geri durmuyor. Neyse, biz bu günlük fıkra faslına ara verelim de biraz da ötede gülmenin yolarını arayalım:

İmam-ı Süyûtî (Berzah Alemi) kitabında maruz kalınan sıkıntı ve musibetlerin günahların affına sebep olacağını anlattığı bir  kudsi hadiste Rabb’imizin şöyle buyurduğunu hatırlatır:

“Affetmek istediğim kullarımı, günahlarının cezasını yaşamadan dünyadan çekmem. Bunun için de o kullarımın hayatında zorluk ve darlık yaşatarak aflarını sağlarım. Şayet üzerinde az bir günahı kalırsa onu da ölüm anında yaşayacağı zorlukla affederim, huzuruma tertemiz gelirler maruz kaldıkları zorluk ve sıkıntıya karşı gösterdikleri sabır ve teslimiyetleri  sebebi ile..

 Azabıma müstahak olan kullarımı ise isteklerine kavuşmadan çekmem dünyadan. Bundan dolayı o kullarım sıkıntı ve musibetlere maruz kalmadan nefislerinin tüm zevk ve isteklerine kavuşurlar. Günahlarının affına sebep olacak bir zorluk ve mahrumiyet yaşamadan gelirler huzuruma. Af ve mağfiretlerini sağlayacak bir sevap sermayeleri de bulunmaz yanlarında.”

                                                                                                                                                          Kerem Umar

YORUMLAR






    0 YORUM