USD
EURO
ALTIN

ZAMANE FIKRALARI-53

Sürü ters dönünce topal koyun başa geçermiş…

ZAMANE FIKRALARI-53
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Sürü ters dönünce topal koyun başa geçermiş. Yahu şu ahir zamanda hiç bir iş mi düz gitmez? Ne geçimimiz geçim ne de seçimimiz seçim… Her işin faturasını bize kestiler. Koca ülkeyi  başımıza dar ettiler. Kimimiz sindik, kimimiz çıktık, kimi mapusta, kimimiz kabirde… Velhasılı kelam, ahan da çıktık, ne haliniz varsa görün, dedik. Olmadı, son belediye seçimlerinde fatura yine bize kesildi. Ne diyelim, vur abalıya… Yandım da şu üç günlük dünyada kimseye yaranamadığıma yandım diyecem; ona da dilim varmıyor. Belki de bunların hiçbirine yaranamamk, yüceler yücesi bir dergahın eşiğine başkoymanın ön şartı.

***

Geçen gün gazetenin biri fıkralık bir başlık atmış: “Oylar çalındı diyen akepe, çuvalları bekleyen cehepe.” Bilmem ki ne desem. Eldeki çuvallar mahiyet değiştirmesin diye bekleyenler, çalmakla suçlananlar. Dedim ya, her işimiz ters.

***

Efendim mazbata olmazsa, açılım güdük kalır derler umûr-u mâneviyede ve hidemât-ı uhreviyede… Bir de bunun dünyalık boyutu var. Öyle ya, seçimi kazanan aday mazbatayı almazsa nasıl işbaşı yapacak? Vermem de vermem diyenler sayımı geriye saydırma gayretlerinin gölgesinde Ankara’da en kara bir hâlet ile Yavaş’ı bekletirken, benzer durumu yaşayan Gökçek’i seneler önce böyle bekletmemişti. Yavaşçılar nasıl “Ellere var bize yok mu!” diye türkü çığırmasın?

***

“Hırsızsa bizim hırsızımız, sahip çıkalım!” teranesini dillendiren bir teşkilatın “Kazanmakla iş bitmiyor, bakalım çalışabilecekler mi?” diyen başkanının son herzelerinden biri de “Kazanırlarsa soruşturma açarız!” olmuştu.  Seçim akşamı objektiflere yakalanan fotoğrafı, bu vaadini gerçekleştireceği koridorun açılışını haber veriyordu. Allah saklaya…

***

Efendim bir varmış bir yokmuş, seçim gecesi belediyelerden çıkarılan evraklar çokmuş. İşin garibi, muhaleftim diye ortada gezen onca siyasinin bu evrakları taşıyan kamyonların nerde karar kıldığından ve içlerinde neler yazdığından da haberleri yokmuş. Adamlar seçim sonucundan o kadar eminmişler ki son geceye kadar kirli çıkınlarını binalarda tutmaktan içtinap etmemişler.  Neticede böyle ağlanacak hale düşüp milleti de kendilerine güldürdüler. Hem kamyonlar kaçtıysa ne olmuş? Hamudun büyüğünü 17-25 hengamında götüren kamyonların nereye yanaştığını sorguladık mı ki bunları sorgulayalım?..

***

Nihayet Tunceli’ye reis seçilen Komünist Başkan diyor ki: “Belediyeyi soymuşlar!” Yahu ne bekliyordun müstesna komünist kardeşim. Bu milletin komünisti de şövenisti de makinisti de soymaya programlanmıştır. Hem bir sor, sen soramıyorsan Şener Şen sorsun, onlar da cevap versin: “Soyduk; ama bir sor, niye?”

***

Antalya’da ve diğer bazı yerlerde yeni başkanların ilk icraatı, belediyelerde çalışır görünüp ay başında bankamitk kartı ile maaş alan binlerce vatan evladını ifşa etmek olmuş(!) Durum o dereceye varmış ki Antalya belediye başkanı olan şahıs, kameralar ve noter eşliğinde devir-teslim yapmak istermiş. Ne yapsın? Haklı…

***

Akepe seçimi kaybettiği yerlerde makam arabalarını büyük bir hızla akepeli olarak kalan belediyelere transfer etmiş. Neymiş, biz istedim mi bir işi hızlı olarak da yapabilirmişiz. Hem gizli imam nikahı ile ikinci kanala geçmeyi meşrulaşıran bir güruha birden fazla makam arabası düşmüş, çok mu?

***

Kıyım ehli bir kayyımın, belediye binasını emniyete bağışladığı ilçeyi duyup da gülmekten abdesti kaçmayan yoktur herhalde. Adam seçimi kazanmış, gitmiş ki ne makamı, bina yok bina…

Bir insan ve etrafındakiler tarihe bunlarla mı geçeceklerdi? Ben güleyim, siz ağlayın…

Kerem Umar

YORUMLAR






    0 YORUM