USD
EURO
ALTIN

ZAMANE FIKRALARI-55

Dün akşam da bir başka mağdurla laflıyorduk…

ZAMANE FIKRALARI-55
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Fabrika ve servet elden gitmiş, evleri satış tahditli. Eşinin pasaportuna kendisinden dolayı el konmuş. MHP’li fırsatçılara pasaportu kurtarmak için para kaptırmış vesaire…

İdddianamesi ise komik. 2009’da sohbette görülmek, Bankasya’da hesap, hem de ne hesap. Dosyaya yazılan şu: Bankada hesabı var; fakat hiç kullanılmamış. Haydaaa, kullansan suç, kullanmasan yine de adamlara malzeme. Fıkra gibi. Yanarım yanarım da bu dosyaları hazırlayanlara bu ülkenin hukuk fakültelerinde diploma verildiğine yanarım. Edebi edepsizlerden öğren derler ya, sağ olsunlar hukuksuzluğu da bize hukukçular öğretiyor.

***

Banka, okul, dernek Bylock derken bir de işin içine ankesörlü telefon girdi. Meğer PTT senelerce yurdun dört bir yanına vatandaşa hizmet değil, istihbarata yardım için ankesörlü telefonlarla donatmış. Neymiş efendim, cep telefonuna oranla dinlenme olasılığı düşük diye mürteci memurlar, askerler vesaire görüşmelerinde ankesörlü telefonu tercih ediyormuş. Görüşme ieriği de önemli değilmiş, adamın bu telefonlardan biriyle aranması itham için yeterliymiş.

Kahraman Türk polisi geçenlerde bir evi basmış ve kadıncağıza eşinin nerede olduğunu sormuşlar. Kadın şaşkın şaşkın sormuş bu işin sebebini. Eşi askermiş. “-miş” diyorsak sebebi var. “Olur böyle hatalar, Türk polisi yakalar.” parolasıyla vatan sathında her müşkülü çözmeye namzet polislerimiz, “Ankesörlü telefondan aranmış.” teranesini muhataba iletirler. Polislerin cevabı zamane fıkralarına, kadının cevabı ise tarihe geçer: “Cebeci Şehitliği’nde bulursunuz. O dört sene önce şehit oldu!…”

***

İstanbul cumhurbaşkanı Ekrem Bey kendisini bekleyen onca hizmet varken kısa sürede poltize olmasa bari. Birilerine mesaj verecem diye  İstanbul Belediye’sinin başına TC yazdıracakmış. Yav zaten Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşamıyor muyuz? Böyle bir gereklilik varsa tüm illerin tüm belediyelerine bu zorunluluğu getirmek gerekmez mi? TC yazmakla cumhuriyet olunmuyor. Bu millet modern anlamdaki cumhuriyet denince daha işin başında milleti fötrlüler ve kasketliler diye pratikte ikiye bölüp halka tepeden bakmayı ve onu ezmeyi Halk Fırkası’ndan öğrenmedi mi? Sağa sola TC yazacağımzıa cumhuriyet ruhuna uygun hareket etmek daha uygun değil mi? Zira belediyeler senelerce haksızlığın, taraftarlığın ve benzeri illetlerin yuvasıyken TC, aynı harflerle maruf Coşkun’u getirdi akla.

***

Cemaat yaftasıyla sağda solda ayğı kaydırılanların kimisi Süleymancı(cı ifadesini hiç sevmem) kimi ülkücü.,  biri bilmem ne. Ne de olsa Hazreti Perinçek, alayının kökünü kazımaya ant içmişti. Adam yaşadığı şehrin havasından-suyundan mııdr nedir, doğuştan milliyetçi. İşin garibi hizmete selam vermişliği var diye başı belaya giren de onun başını belaya sokanların bir kısmı da aynı zihnî alt yapının çocukları. Apar topar geldiği ülkede pasaportu da kaptırmış. Nasıl kurtaarcak? O işler akepe ve mehepe mafyasına havale.

Para büyükse vatan millet sakarya, her engel aşılıyor. Para küçükse başka sortiler yapılıyor. Muhatabın tavsiyesi şu: Bulunduğunuz ülkedeki elçiliğimizde ülkücü biri varsa öğrenip bizi bilgilendirin, biz onunla görüşüp çözeriz. Yahu bu da iş mi? Elçi ergenkoncu, tercüman nurcu, eğitim müşaviri milli görüşçü vesaire; alayı kutsi bir dava uğrunda bir çizgide buluşmuş vatan evlatları. Hedef bir: Hizmeti bitirmek. Ülkücüymüş, türkücüymüş ne fayda!…

***

Görüldüğü gibi son yılların gözde ünlemi “Şaka gibi!” ifadesi her vesileyle karşımıza çıkıyor. Bu haller tarihe geçecek ibretler midir yoksa kaderin musibet anlarında bile biraz olsun bizi tebessüme sevk edecek ferahlandırmaları mıdır bilmem; lakin güleriz ağlanacak halimize… Bizim bu fıkralık hallerimiz ne zaman bitecek acaba?…

Kerem Umar

YORUMLAR






    0 YORUM